Ana içeriğe atla

EKRAN BAĞIMLILIĞI NEDİR?

 7'den 70'e ekran karşısına geçip bir şeyler izlemeyi seviyoruz. Ama gün geçtikçe baktığımız ekranlar artıyor. Önce TV, sonra bilgisayarlar, cep telefonları, tabletler, akıllı telefonlar... Kitap okumaksa bir çok insan için tarihe karıştı, onu bile okumak için tablet şeklinde kitaplar çıktı. Teknoloji gelişiyor ve biz de ayak uydurmaya çalışıyoruz, bazen fazlasını bile yapıyoruz.

Zararlarını ne kadar bilsek de ekranlara bakmaktan vazgeçemiyoruz. Her yeni nesil, bir öncekine göre daha bağımlı hale geliyor. Elinde bir şey tutmayı beceren her çocuk, cep telefonu ve tablet bağımlısı hale geliyor ve aileler buna ya hiç engel olmuyor ya da engel olmak istese de beceremiyor. Çünkü bizler de ekran olmadan yaşamayı beceremiyoruz. 

Bir bebek doğuyor, sürekli fotoğrafını, videosunu çekiyoruz. Bu süreçte elimizde sürekli olan telefon, çocuğa herkesin elinde olması gereken, bakarken mutlu olunduğu için eğlenceli bir aksesuar gibi geliyor, ve düşünüyor, "Ben de sahip olmalıyım!". Daha sonra çocuk biraz büyüyor, sessiz dursun, yemek yesin, biz işimizi yaparken bize ilişmesin diye ya TV karşısına ya da telefon-tablet karşısına çocuk oturtuluyor. Cafelerde, restoranlarda, piknikte, AVM'de, her yerde çocukları önünde bir cep telefonuyla görebilirsiniz. Bu şekilde ekran bağımlısı bireyler yetiştiriyoruz. Sonra da okula başlayan çocuk, ders çalışsın, arkadaş edinsin, ekran başında zaman kaybetmesin, çalışkan ve zeki olsun diye bekliyoruz. 

Peki bu durumda suç kimde? Çocukta mı? Ona bunu alıştıran, normalleştiren bizlerde mi?

Tabiki de hem bizlerde, hem de teknolojiyi yanlış kullanımımızda. Teknoloji okur-yazarlığı, sosyal medya kullanımı ile ilgili bilgisiz veya umursamazız. Rahatımıza düşkünüz. Çocuk bakmanın zorluklarını ekranlarla azaltmaya çalışıyoruz.

"Hiç mi izletmeyeceğiz? Teknolojinin içine doğdular sonuçta, elbet tanışacaklar." dediğinizi duyar gibiyim. Tabiki de uzak tutmayacağız, yasaklamayacağız. Sınırlamayı önce biz öğrenip, sonra çocuklarımıza öğreteceğiz. Ekranla çocuğumuzu tanıştıracağız, teknolojiyi öğreteceğiz, uzak tutmayacağız ama sınırlandırmayı öğreteceğiz, ekran başında vakit geçirmeyi değil. Aynı zaman da kendimiz de ekranla değil, çocuğumuzla kaliteli zaman geçirmeyi öğreneceğiz. 

*Mutlu, arkadaşları olan, ailesiyle kaliteli vakit geçiren çocuklar, ekran başında vakit geçirmeyi tercih etmezler. 

**Ekran başında geçirdiği süre sınırlandırılırken, biz de kendimizi sınırlandırır izlemezsek; yemek yerken bir kez bile ekran açmazsak, hiçbir şey izlemeden yemek yemesi konusunda ısrarcı olursak; sürekli elimizde telefonla fotoğraf ve video çekmek yerine çocuğumuzla anı yaşarsak; boş otururken ekranlara bakmak ve başkalarının hayatlarına bakmak yerine çocuğumuzla hayal gücünü geliştirici oyunlar oynarsak, ona kitap okursak; bağımlı değil, kendine güveni olan, özgür, sevgi dolu, okuyan, kendini geliştirebilen, sorumluluk bilinci olan çocuklar yetiştirmek mümkün.

ZARARLARI  NELER?


Not: Çocuk yetiştirmek hiç kolay değil; emek, sorumluluk, bilinç ve fedakarlık gerektirir. Çocuk değil, geleceğe bir insan yetiştirdiğimizi, bizden sonra kendine yetebilecek bir birey bıraktığımızı düşünerek hareket etmeliyiz. Okula başlayana kadar umursanmayıp, okula başladıktan sonra kısıtlanan çocuklarda OKUL FOBİSİ, ÖZGÜVENSİZLİK, SORUMSUZLUK, KAÇIŞ VE İTAATSİZLİK gibi durumlar gözlenebilir. 


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Eğitimde Çok Sık Yapılan Hatalar

"Bu çocuğa sözümü geçiremiyorum." "Bizi parmağında oynatıyor." "Hiç kimseyi dinlemiyor, kafasına göre hareket ediyor."            Yukarıdaki gibi sözleri çok duymuşsunuzdur ya da belki söylemişsinizdir. Pek çok aile bu sorunu yaşıyor. Ama bunun suçlusu çocuklar değil, ailelerdir. Çünkü aile istese de istemese de çocuğunun eğitiminde bazı hatalar yapacaktır. Bu hataları en aza indirmek için dikkat etmemiz gereken bazı konular vardır. Hata 1: Ağlayan ya da bağıran çocuğa, artık sussun diye istediğini vermek veya dövmek.              Bazı durumlarda çocuk yapmak istemediğimiz veya yapamayacağımız şeyleri ister. Yapmayınca da ağlamaya başlar. Hatta bazen şiddetini arttırır ve bağırmaya başlar. Biz de dayanamayıp istediğini vermeye çalışırız ya da çocuğa fiziksel şiddet uygularız. Çünkü bunun ne kadar büyük bir hata olduğunu bilmeyiz. Oysa bunu yapmak onu daha çok ağlama ve şiddet davranışl...

Okul Fobisi

  Nedir? Nasıl Anlaşılır? Okul fobisi, okula gitmek istemeyen çocuğun içinde bulunduğu duruma denir. Bu çocuklar; okula giderken ağlama, hastalanma(karın ağrısı veya baş ağrısı özellikle) ya da okula gitmeyi istememe davranışları geliştirirler. Evde kalmasına izin verildiğinde bu davranışlar birdenbire kaybolur. Sonuçları Nelerdir? Okula gitmeme davranışı anne- babanın bilgisi dahilinde olur; okula gitmedikleri için suçluluk duymazlar. Enerji ve istek kaybı, alınganlık ve sinirli olma, iştahsızlık ve uykuda huzursuz olma, mide bulantısı, ağlama, okula gitmeye direnme gibi belirtiler gözlenebilir. İstemiyor diye okula gönderilmediklerinde, bir daha gitmeye ikna edilmeleri zordur ve gittikçe daha da zorlaşır. Öğrenci hırçınlaşır, okulda kendini mutsuz olduğuna ikna eder ve öğrencide gerçeğe yakın karın ve baş ağrıları gözükmeye başlar. Nedenleri Nelerdir? Okul fobisinin birçok nedeni vardır. Bu nedenleri ailevi ve diğer sebepler olarak iki başlık altında toplayabi...