Ana içeriğe atla

"OKUL YAŞI" NEDİR?

 


Okul yaşı son 10 senedir çok tartışılan bir konu olarak karşımıza çıkıyor. Anaokuluna başlaması gereken çocukların veya okula hazır olmayan çocukların okula başlaması, çocuklarda okula karşı kaygı, velilerde endişe yaratıyor. Peki, neden bu kadar tartışılıyor veya sorun oluyor? Bilimsel bazı verileri de inceleyerek bu soruya cevap arayalım.

Okul yaşı, çocuğun yaşıyla alakalı olduğu gibi, hazırbulunuşluğuyla da alakalıdır. Hazıbulunuşluk demek, okula başlamaya bilişsel ve duyuşsal olarak hazır olmak demektir.

Çocuk gelişimi alanında yaptığı çalışmalarla biline İsviçreli Jean Piaget'e göre, doğumdan itibaren ortaya çıkan 4 bilişsel gelişim dönemi bulunur. Bunlar:

1)Duyusal-Motor Dönem (0-2 Yaş)

2)İşlem öncesi Dönem (2-4 ve 4-7 Yaş)

3)Somut İşlemler Dönemi(7-11 Yaş)

4)Soyut İşlemler Dönemi(11-... Yaş)

Bu dönemlere bakarak çocuğun hangi dönemde okula hazır olabileceğini inceleyebiliriz.

Eskiden Somut İşlemler Döneminde okula başlayan öğrencileri son dönemlerde İşlem Öncesi Dönemde okula gelmeye başladı. Peki bu iki dönemin çocuğun bilişsel gelişiminde farkı ne? Erken mi başlıyorlar, zamanı mı?

                                            

İşlem Öncesi Dönem Çocuğu (4-7 Yaş);

1)Meraklıdır, soru sorar ama akıl yürütemez, mantıksal çıkarımda bulunamaz, düz mantık kullanır. Örneğin; TV kanalında izlediği birinin başka bir kanalda daha olduğunu gördüğünde, onun oradan oraya gezdiğini düşünür.

2)Odaklanma sorunu vardır, dikkatini bir noktaya veremez. İlgisi çabuk dağılır.

3)Korunum kavramı yoktur. Örneğin; bozuk paralardan oluşan 10 TL'nin kağıt 10 TL'den daha fazla olduğunu düşünür. Boyu uzun olanın yaşının büyük olduğunu düşünür.

4)Bu yaşta gelişimde en önemli şey, hayal gücünü geliştiren oyunlardır. Oyun oynayarak dünyayı kavrar, zekasını geliştirir ve etrafındaki her eşya onun için bir oyun aracıdır. Çocuğun pedagojik gelişimi açısından da oyunlar çok önemlidir.

Bu durumlara bakarak, bu özellikleri gösteren bir çocuğun okula başlaması, geri kalmasına sebep olacaktır. Çocuğunuzun okula hazır olup olmadığını bu tarz sorulara verdiği cevaplarla anlayabilirsiniz. Ama bilişsel olarak hazır olan bir çocuk duyuşsal olarak hazır olmayabilir. Özellikle hala oyun oynamak isteyen bir çocuk, okula başladığında 6x40dk ders ve üzerine evde ödev yapmak zor gelecektir. Bunun üzerine okul fobisi, aileden ve okuldan nefret etme gibi süreçler ortaya çıkarabileceği gibi, pedagojik sorunlara da yol açabilir.

Somut İşlemler Dönemi Çocuğu, işlem öncesi dönemdeki tüm süreçlerini atlatmış, daha iyi odaklanabilen, korunumu kazanmış ve mantığını basit şekilde de olsa kullanabilen çocuklardır. Oyun oynamaya hala merakları olabilir, oyunla öğrenmeyi de severler ama işlem öncesi dönemdeki kadar gelişimlerinde yer tutmaz. Yeni şeyler öğrenme merakının en yoğun olduğu dönem olduğundan okula başlanabilecek en iyi dönemdir.

Tabiki burda söylendiği gibi tam kesin 7 yaş (84ay) diyemeyiz. 6 yaş (72ay)'tan itibaren çocuklar okula hazır olmaya başlarlar. 1.sınıfın ilk dönemi çocuğu somut işlemler dönemine geçirmek üzerinedir. 72 ve üzeri aylık bir öğrencinin somut işlemler dönemine geçmesi ve öğrenmesi diğerlerine göre %90 daha hızlıdır, bazı istisnalar hariç.

Okula erken yaşta başlayan öğrenci velilerinin soruları ve cevapları;

 1)Bir kaç ay neden bu kadar önemli? 

Çocukları doğumundan itibaren incelediğimizde önce her gün, sonra her hafta ve sonraları ise her ay değiştiğini görürüz, gözlemleriz. Sadece bedensel değil bilişsel gelişimler de yaşanır. Çoğu zaman Aralık ayında doğan çocukla Ocak ayında doğan çocuğun farkı olmadığını düşünürüz, ama genel olarak çok büyük farklar vardır. Bir ay bile çocuğun okuma-yazmayı öğrenmesini etkiler, istisnai durumlar (üstün yetenek veya zeka sorunları) dışında. Sınıfta en geç öğrenen öğrenciler, en erken yaşta başlayan öğrencilerdir ve sürekli sınıfın gerisinden gelirler ve sınıftaki diğer öğrencilere göre daha çok gayret göstermek zorunda kalırlar.

2)Çocuğum okula gitmek istiyor, başlamalı mı?

Bir çocuk okulun ne olduğunu, nasıl bir emek gerektiğini bilmez. Sadece etrafına özenerek ya da anne babasına iyi gözükmek için istemiş olabilir, öğrencinin isteğine değil bilişsel ve duyuşsal olarak hazır olup olmadığına bakılmalıdır.

3)Benim çocuğum çok zeki, her şeyi çabucak kapıyor, öğreniyor, neden başlamasın?

Zeka tek başına okula başlamak için yeterli olmayabilir, hazır olup olmadığını test etmek gerekir. Bunun için okullardaki Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik öğretmenlerine veya ilçelerdeki Rehberlik Araştırma Merkezlerine (RAM) giderek, hazırbulunuşluluk testi yaptırabilirsiniz. Böylece aklınızdaki soruya cevap bulabilirsiniz.

4)Aynı ayda doğan komşumun kızı/oğlu okumaya başladı, benimki neden başlamadı?

Her çocuğun hazırbulunuşluğu farklı olabilir. Biz bu durumu patlamış mısıra benzetiyoruz. Mısırları yağa döktükten sonra hepsi aynı mısırdan gelse bile aynı anda patlamazlar. Yeterli sıcaklığa gelen (hazır olan) mısırlar patlamaya başlar, önce azar azar, sonra hızlı hızlı, sona doğru yine yavaş yavaş patlar mısırlar. Öğrenciler de böyledir. Tüm yazımda da bahsettiğim gibi hazır olmak , hazır olmak, hazır olabilmek.



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Eğitimde Çok Sık Yapılan Hatalar

"Bu çocuğa sözümü geçiremiyorum." "Bizi parmağında oynatıyor." "Hiç kimseyi dinlemiyor, kafasına göre hareket ediyor."            Yukarıdaki gibi sözleri çok duymuşsunuzdur ya da belki söylemişsinizdir. Pek çok aile bu sorunu yaşıyor. Ama bunun suçlusu çocuklar değil, ailelerdir. Çünkü aile istese de istemese de çocuğunun eğitiminde bazı hatalar yapacaktır. Bu hataları en aza indirmek için dikkat etmemiz gereken bazı konular vardır. Hata 1: Ağlayan ya da bağıran çocuğa, artık sussun diye istediğini vermek veya dövmek.              Bazı durumlarda çocuk yapmak istemediğimiz veya yapamayacağımız şeyleri ister. Yapmayınca da ağlamaya başlar. Hatta bazen şiddetini arttırır ve bağırmaya başlar. Biz de dayanamayıp istediğini vermeye çalışırız ya da çocuğa fiziksel şiddet uygularız. Çünkü bunun ne kadar büyük bir hata olduğunu bilmeyiz. Oysa bunu yapmak onu daha çok ağlama ve şiddet davranışl...

Okul Fobisi

  Nedir? Nasıl Anlaşılır? Okul fobisi, okula gitmek istemeyen çocuğun içinde bulunduğu duruma denir. Bu çocuklar; okula giderken ağlama, hastalanma(karın ağrısı veya baş ağrısı özellikle) ya da okula gitmeyi istememe davranışları geliştirirler. Evde kalmasına izin verildiğinde bu davranışlar birdenbire kaybolur. Sonuçları Nelerdir? Okula gitmeme davranışı anne- babanın bilgisi dahilinde olur; okula gitmedikleri için suçluluk duymazlar. Enerji ve istek kaybı, alınganlık ve sinirli olma, iştahsızlık ve uykuda huzursuz olma, mide bulantısı, ağlama, okula gitmeye direnme gibi belirtiler gözlenebilir. İstemiyor diye okula gönderilmediklerinde, bir daha gitmeye ikna edilmeleri zordur ve gittikçe daha da zorlaşır. Öğrenci hırçınlaşır, okulda kendini mutsuz olduğuna ikna eder ve öğrencide gerçeğe yakın karın ve baş ağrıları gözükmeye başlar. Nedenleri Nelerdir? Okul fobisinin birçok nedeni vardır. Bu nedenleri ailevi ve diğer sebepler olarak iki başlık altında toplayabi...

EKRAN BAĞIMLILIĞI NEDİR?

 7'den 70'e ekran karşısına geçip bir şeyler izlemeyi seviyoruz. Ama gün geçtikçe baktığımız ekranlar artıyor. Önce TV, sonra bilgisayarlar, cep telefonları, tabletler, akıllı telefonlar... Kitap okumaksa bir çok insan için tarihe karıştı, onu bile okumak için tablet şeklinde kitaplar çıktı. Teknoloji gelişiyor ve biz de ayak uydurmaya çalışıyoruz, bazen fazlasını bile yapıyoruz. Zararlarını ne kadar bilsek de ekranlara bakmaktan vazgeçemiyoruz. Her yeni nesil, bir öncekine göre daha bağımlı hale geliyor. Elinde bir şey tutmayı beceren her çocuk, cep telefonu ve tablet bağımlısı hale geliyor ve aileler buna ya hiç engel olmuyor ya da engel olmak istese de beceremiyor. Çünkü bizler de ekran olmadan yaşamayı beceremiyoruz.  Bir bebek doğuyor, sürekli fotoğrafını, videosunu çekiyoruz. Bu süreçte elimizde sürekli olan telefon, çocuğa herkesin elinde olması gereken, bakarken mutlu olunduğu için eğlenceli bir aksesuar gibi geliyor, ve düşünüyor, "Ben de sahip olmalıyım!". D...